Günümüzdeki Erken Boşanma Nedenleri


Neden insanlar sürekli boşanma kararı alıyorlar? Peki neden bu kararların son zamanlarda sayısı arttı? Bütün bu sorulara cevap arayalım. Günümüzde evlenenlerin sayısı ne kadar fazlaysa boşananların sayısı da maalesef ki o kadar fazla. Büyük bir aşkla, büyük bir istekle evlenen insanlar bile o boşanma mahkemesinden kaçamıyorlar. Peki ya her insan büyük bir aşkla, büyük bir istekle mi evleniyor? Tabi ki hayır.

Günümüzdeki Erken Boşanma Nedenleri

Evlenmenin kaçış olduğunu düşünenlerin,evlenmek zorunda bırakılanların,daha çocuk yaşta zorla evlendirilenlerin sayısının gün geçtikçe azalması gerekirken gün geçtikçe artıyor ne yazık ki…

Çocuk yaşta evlendirilenler daha bilinçsizken yeni bir ailenin sorumluluğunu almaları isteniyor. Birkaç yıl geçtikten sonra da ayrılık kaçınılmaz oluyor. Eğer bu sırada bir de çocuk olduysa o zaman işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor. O çocuk için bir arada mı olunmalı yoksa devam etmeyeceği düşünülüyorsa fazla ilerlemeden bitmeli mi? İşte bu kadar dünyanın en zor kararı. Ama her ne olursa olsun o çocuk ailedeki huzursuzluğun farkında olduğu için yıpranacak ve belli etmese de içinde fırtınalar kopacak.

Şimdi o anne-babayı çocuk yaşta evlendiren ebeveynler torunlarını her gördüğünde bir ömür boyu sürecek vicdan azabı çekecekler. Bütün bu kötü olayların yaşanmaması için en başta para ve hırs gibi insanı yanlış yere yönlendirecek duygu ve düşüncelerden kaçınılmalıdır.

Vicdan azabı çekmek istenmiyorsa bunun yapılması şarttır. Gel gelelim her zaman baskıyla,küçük yaşta evlendirilen insanların dışında aşık olarak evlenen ve sonunda boşanan insanlar da var. Peki bunun sebebi nedir? Eğer çocuk olmuşsa deminki sorunun aynısı burada da geçerli. Maalesef aşkın buna bir faydası olmayabiliyor.

Erken Boşanma nedenleri

Aşık olarak ve birbirlerini isteyerek evlenen kişilerde son zamanlarda boşanma davalarının gerekçesi olan ” şiddetli geçimsizlik ” ayrılmaların en önemli sebebi. Evlenmeden önceki ilişki ve evlendikten sonraki aynı evde yaşama ve hayata devam etme çabası aynı şeyler olmadığı için insanlar tökezliyor. İki taraf da bir tartışma yaşadığında alttan almayı bilmezse,sabırlı ve sakin kalmayı başaramazsa işte bu dediğimiz ” şiddetli geçimsizlik ” ortaya çıkıyor.

Ayrılma durumunda bir kadının kendi ayakları üzerinde durabilecek güçte ve konumda olması gerekir. Eğer öyle olmazsa anlaşamadığı ve sürekli tatsızlık yaşadığı bir insanla aynı evde kalmak zorunda kalabiliyor. O erkek de bu kadın bana muhtaç diye düşünerek istediğini yapabilecek güçte buluyor kendini. Sonra evlilik, çıkar ilişkisine dönüyor. Böyle bir hal almamak için kadın olsun erkek olsun herkes kendi ayakları üzerinde sağlam durabilmelidir. Kimseye muhtaç olmadan yaşamak hayattaki en büyük hediyedir. Haydi siz de hayatın bu hediyeyi size vermesine engel olmayın.


Beğendin mi? Arkadaşlarınla Paylaş O Zaman!

0
admin

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir